Karyağdı Baba Tekkesi'ni Ihya Eden Mehmet Necib Baba
II. Mahmut döneminin sonlarından itibaren Bektaşiler üzerindeki baskıın giderek yumuşaması üzerine Istanbul'daki tekkeler yeniden açılmaya başlamıştır. Ancak II. Mahmut'un Bektaşiliğin yasaklanmasına dair fermanı halen yürürlükte olduğundan Bektaşi tekkeleri Nakşi adı altında açılmıştır.
Yasağın Sultan Abdülmecit döneminde iyice yumuşamasıyla Karyağdı BabaTekkesi Mehmet Necib Baba bin Mehmet Arif Efendi tarafindan yeniden ihya edilmiştir. Aslen Karamürselli olduğu tahmin edilen Mehmet Necib Baba 1814 tarihinde doğmuştur. Ancak tekkeyi hangi tarihte yeniden inşa ettirdiği bilinemektedir. Bununla birlikte 1859 yılına ait iki arşiv kaydından daha önce Ayasofya-i Kebir Şeyhi Küçük Efendi'nin Yedikule civarındaki Feyziye Hankâh'na mahsus iken kesilmiş olan günlük üç kıyye etin 6 Mart 1858 tarihinden itibaren Karyağdı Baba Tekkesi Şeyhi Mehmet Necib Efendi'ye tayin edildiği anlaşılmaktadır. 1598 Yine 1876 tarihli bir arşiv kaydında tekkenin açık olduğu ve tekkeye günlük 2,5 kıyye et tayin edildiği tespit edilmektedir.
Öte yandan Mehmet Necib Baba, Karyağdı Baba Tekkesi'nde bir matbaa kurup taşbaskı (litography) usulüyle Bektaşilik ve Huruflikle igili kitaplar basmıştır. Bu sebeple "Matbaacı" lakabıyla anılmıştır, Baba 1871 yılında iki defa Fadlullah-ı Hurûfi'nin Cavidânnâmesi'nin tercümesi olan Feriştehzâde Abdülmecit Izzeddin'in Işknâme-i Ilâhî'sinin taşbaskısını yaparak onar kuruşa, hatta Ramazan'da Fatih ve Bayezid Camileri avlularında cüz'i bir fiyata sattırmıştur Böylece Necib Baba, Hurûfiliğin temel eserlerinden olan Işknâme-i İlâht yi basarak Hurûfilikle beraber Bektaşilik tartışmalarını da alevlendirmiştir. Ayrıca burada basılan kitaplardan biri tasavvufi hikmetlerin derlendiği 1874 tarihli 20 sayfalık Risale-i Layihât-ı Câmi dir. Kitabın ilk sayfasında "Maarif Nezaret-i Celilesi ruhsatı ile Karyağdı tekyesinde Necib Baba Efendi'nin matbaasında tab' ve temsil olunmuştur" kaydı yer almıştır.
Öye yandan 1874 yılında Necib Baba'nın matbaasında bastırdığı yıllık takvimin bastırılmasına ve satılmasına izin verilmemiştir. Öncelikle ele geçirilen takvimin incelenmesi istenmiş, yapılan tahkikat neticesi Necib Baba'nın bu takvimleri ruhsatsız olarak bastırdığı anlaşılmıştır. Ruhsat verilmesi gündeme geldiğinde ise "takvim-i mezkûr ahkâm-ı nücûmiye-i atika üzerine cem ve tertip olunup bu ise gayr-i musaddak bir takım hayalâttan ibaret esassız olduğuna nazaran" denilerek takvimin yayınlanmasına müsaade edilmemiştir. Ayrıca takvimin nüshalarının satılan yerlerden toplattırılması ve hangi matbaada bastırılmış ise diğer nüshalarının toplatılması ve matbaadaki taş üzerindeki yazıların da silinmesi emredilmiştir. Bu arada bir süre Necib Baba'nın matbbasıda kapatılmış,ancak daha sonra ruhsat verilmiştir.
Karyağdı Baba Tekkesi'nde kurduğu matbaada bastığı kitaplarla tartıışmalara ve gerginliklere yol açan Mehmet Necib Baba, 11 Mart 1876 tarihinde vefat etmiş, cenazesi tekke haziresine defnedilmiştir. Necib Baba'nın Karyağdı Baba Tekkesi' nin yanı sıra Bursa'daki Abdal Murad ve Mir-i Büdelå tekkelerinin de şeyhliklerinin tevcih edildiği bilinmektedir. Necib Baba'nın eşi Çerkez kökenli olup oğlu deniz binbaşısı idi. Eşi Hakk'a yürüyünce tekke haziresine defnedilmiştir. Cenaze töreninde Necib Baba tekkenin giriş bölümündeki camekanlı kısımda dururken hoca efendinin eşine Arapça telkin vermesini işitip dayanamamış; "Hoca! Hoca! Kırk yıldır bu Çerkez kadına ben doğru dürüst Türkçe öğretmedim. Sen beş dakika içimde Arapça mı öğreteceksin? Ona şu telkini Çerkezce versene!..." demiştir.
Kaynak İstanbul Bektaşileri Kitabı Doç. Dr. Fahri MADEN
